cinsellik

WwW.NeAsk.CoM

Cinsellik insanın yaşamdaki en temel, haz verici gereksinimlerinden biridir. Hazzın yanı sıra türlerin devamı da ancak cinsellik ve üreme ile olanaklıdır. Sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşamın ön koşulu sağlıklı, sürekli, yakın ve sıcak bir ilişkidir. Böylece insanın kendini ve karşısındakini bedensel ve ruhsal olarak tanıması, kabullenmesi, olabilecek en üst düzeyde yakınlaşması, hem zevk alıp hem zevk verebilmesi mümkün olur. Cinsellik, bu dünya üzerinde sevginin, arzunun, hazzın, kendinden geçmenin, şefkatin, bütünlüğün , sınırsızlığın imkanlarının zorlandığı, en özel yaşantılardan biridir.

Normal cinselliğin tanımını yapmak güç, hatta olanaksızdır. Çünkü insanın cinsel davranışı birçok etmen tarafından belirlenen, karmaşık bir süreçtir. Kişinin cinsel yaşamı, insan ilişkilerinden, yaşam koşullarından, içinde yetiştiği ve yaşadığı kültürel özelliklerden etkilenir. Cinsellik, kişinin diğer özelliklerinden, biyolojik yapısından ve genel olarak kendini hissedişi ve algılayışından bağımsız değildir. Bu nedenle, normal değil, normal dışı sayılabilecek cinsel davranışı tanımlarsak, bunun dışındakilerin normal-sağlıklı sınırları içinde kaldığını söyleyebiliriz. Sağlıksız cinsel davranış nedir? Kişinin kendisine ya da karşısındakine her hangi bir biçimde zarar verici olan , bir cinsel eşe yöneltilmeyen, cinsiyet organları dışındaki organ ya da durumlarla doyuma ulaşmayı hedefleyen, aşırı düzeyde kaygı, korku ve suçluluk duygularının ortaya çıkmasına neden olan cinsellik, sağlıksız bir cinselliktir. Sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşamın ön koşulu eşlerin sorunlarını konuşabilmeleri, bundan çekinmemeleri, bu konuda bilgiler edinmeye ve hem cinselliği hem de birbirlerini tanımaya çalışmalarıdır

kaynak: Türkiye Aile Planlaması Derneği
 

Cinsellik Hakkında 8 Yanlış

cinselliğe dair önyargılara ve boş inançlara sahip. Psikolog Dr. Nur Velidedeoğlu Kavuncu, kadınların erkek cinselliğine dair düşündüğü cinsel mitlerden bazılarını maddeler halinde özetledi.


1- "Tüm fiziksel yakınlaşmalar cinsel birleşmeye gider..."

Bu yanlış inanış, "Erkekler her zaman seks ister, kadına sadece ve sadece seks için yakınlaşır" düşüncesinin devamıdır ve sağlıksız bir yaklaşımdır. Oysa her yakınlaşma cinsel birleşme ile sonuçlanmak zorunda değildir.

2- "Sevişmeyi sadece erkek başlatır ve erkek yönlendirir!"

Cinsellikle ilgilenen kadının "kötü kadın" olduğu düşünülür. Kadın bu damgayı yememek için partneriyle yatağa girdiğinde seksi başlatanın erkek olmasını bekler. Bu tamamen toplumda kadına ve erkeğe yüklenen rollerin devamı olan bir düşüncedir. Ancak seks ne erkeğin ne de kadının tekelindedir. İki kişinin de aktif olması gerekir.

3- "Gerçek erkek, cinsel birleşme sırasında partneri tatmin oluncaya kadar boşalmadan durabilen erkektir!"

Bu mit, "Bir erkek partnerini seviyorsa onunla birlikte olduğunda sertliği kolaylıkla sağlayabilir ve istediği kadar uzun süre devam eder" gibi yanlış bir inanıştan kaynaklanıyor. Oysa her erkek sertleşme sorunu yaşayabilir ve bu eşini sevmediği anlamına gelmez. Bu sürekli bir durumsa, arkasında farklı bir sağlık sorununun yatıp yatmadığı araştırılmalıdır.

4- "Sevişme doğal ve kendiliğinden olmalıdır. Sevişme sırasında konuşmak bunu bozar"

Kadın bu konuda hiç konuşmak istemez ve erkeğin de kendisinin ne istediğini hiç konuşmadan bilmesini ister. Hatta bazı eşler "Kaç yıllık eşim, tabii ki benim ne istediğimi bilmeli" inancına sahip. Oysa kimse kimsenin aklından geçenleri okuyamaz. Sevişme aynı zamanda tek kişinin sorumluluğunda olan bir şey değil, bir süreç ve bir alışveriştir.

5- "Gerçek erkek, sertleşme sağlamak için uyarılmaya ihtiyaç duymaz"

Erkeğin her an sekse hazır olduğu inancı vardır. Erkekler mekanik bir yaratık olarak algılanır. Yalnızca kadınlar değil kendini böyle addeden erkekler de var. Bu çok yanlış bir inanış.

6- "Cinsel başarısızlığın sonu felakettir"

Toplum erkeğe cinsellik açından çok fazla yük veriyor, erkek de bunu kabulleniyor. Bu durumda eğer cinsellikte başarısız olursa bu felaket olarak algılanıyor.

7- "Seks esnasında penisin sertleşmemesi veya sertliğin kaybı erkeğin partnerini çekici bulmadığı anlamına gelir"

Eğer erkekte cinsel bir bozukluk varsa penis sertleşmeyebilir. Bu durum mutlaka eş ile bağdaştırılmamalı. Hatta bazen sertleşme sorunu olan erkekler bunun altında fiziksel bir sorun yatabileceği gerçeğini kabul etmez ve bunu test etmek için başka kadınlarla birlikte olmayı denerler. Oysa erkeğin yaşadığı günlük sıkıntılar bile böyle bir soruna yol açabilir.

8- "Gerçek erkek cinsellikle ilgili önüne gelen her fırsatı değerlendirendir"

Bu yanlış inanışta "erkek önüne gelen her kadınla her an birlikte olabilir" düşüncesi hakim. Oysa cinsellikte doğru zaman, doğru kişi, doğru yer önemlidir. Bunlardan biri eksikse sorun yaşanır. "Erkek eşittir seks" düşüncesi tamamen silinmeli.