Her Gelinlik Giyen Kız Mutlumu Dersiniz
HER GELINLIK GIYEN KIZ MUTLUMU DERSINIZ VE ONUN ICINDEN GECENLERI BILE BILIRMISINIZ KIMI SEVDIGINDEN AYRILIR KIMI ZORLA VERILIR PARALI BIRINI GÖRÜNCE ZENGINDIR DENILIR:
BIR GELINLIK GIYDIRMEYI HÜNER SAYARLAR KIZINI ZORLA VEREN ANALAR BABALAR SEVMEDEN SEVILMEDEN MUTLUMU OLUR DERSINIZ SIZ ASKI SEVDAYI HIC BILMEZMISINIZ:
BEN MURADIYE BÖYLE BILIR BÖYLE YAZARIM GELINLIK ICIN AGLAYAN NICELERINI TANIRIM KIZARIM KENDI KENDIME SEVMEK BUMU DIYE ELIMDEN NEGELIR YAZIYORUM KADER DIYE DIYE
BAZILARI GELINLIK GIYMEDEN INTAHAR EDER GÜZELIM DÜNYAYA DOYMADAN GIDER YAZIK COK YAZIK GÜZELIM KIZLARA BU SIIRI YAZIYORUM OKUYUN DIYE BÜTÜN ANNE VE BABALARA:
Evli Kadınlar
Dışardan bir sorun görülmez belki Fakat umutsuzdur evli kadınlar Yüzde yüz bir hüküm verilmez belki Genelde mutsuzdur evli kadınlar Ayşe on beşinde gelin olmuştur Sevdiği dururken elin olmuştur Her gece sararmış, her gün solmuştur Genelde mutsuzdur evli kadınlar Fatma’yı birine zorla vermişler Tomurcuk gül iken zorla dermişler Hep onu suçlamış, onu yermişler Genelde mutsuzdur evli kadınlar Gül biraz şanslıymış sevilmiş, sevmiş Kocası gözünde sanki bir devmiş Hiç farkı kalmamış hapismiş, evmiş Genelde mutsuzdur evli kadınlar Hülya’nın ne aklı ne fikri ermiş Kendini oğluna, kızına vermiş Her işin peşine yalnız gidermiş Genelde mutsuzdur evli kadınlar Zeynep’in kocası kahveden gelmez Gelse de asıktır yüzü hiç gülmez Tatlı söz söylemez, sevmeyi bilmez Genelde mutsuzdur evli kadınlar Hatice kaderle kendini aklar Hep mutlu görünür, derdini saklar Istırap gölünde ruhunu paklar Genelde mutsuzdur evli kadınlar Emine eşinden ilgi görmemiş Ömründe bir defa sefa sürmemiş Sevgiyi tatmamış, hazza ermemiş Genelde mutsuzdur evli kadınlar Keramet koksa da nikah masası Silinmez hayatın gamı, tasası Velhasıl arkadaş lafın kısası Genelde mutsuzdur evli kadınlar
Evcilik Oyunu
Kapıyı tıklayarak başlar misafirlikler...
İlk kez gelenle,
Toprağa ilk kez düşmüş yabancı bir tohumun,
Filizlenme heyecanını hissedersin.
Ona yaşamının ve kişiliğinin,
En güzel yönlerini gösterirsin.
Bir bebektir bazen kapıyı çalan,
Bazen yeni bir komşu,
Bazen adı henüz konmamış…
Kapıyı tıklayarak başlar misafirlikler...
Pencerenin önündeki saksının toprağı kuruduğunda,
Tekrar geleceğini bildiklerinle,
Güven duyar, serpilir, güzelleşirsin…
Yüreğini açar, sakinleşirsin.
Bazen bir akrabadır kapıyı çalan,
Bazen bir arkadaş,
Bazen adı henüz konmamış...
Kapıyı tıklayarak başlar misafirlikler...
El sallarken dönmeyeceğini bildiklerin,
Ya da son gelişi olduğunu hiç tahmin bile etmediklerin.
Son hasbihal...
Son fotoğraf...
Son kahve...
İster ölüm olsun kapıyı çalan,
İsterse hayata yalnız uçmanı gerektirecek bir ilk,
Yaşarken pek anlayamasak da,
Nasıl olsa kapanmayacak mı kapı?
Bitmeyecek mi
Evcilik oyunlarımızdaki misafirlik? ! ...
|